Siber Zorbalık!

Çocukların ve gençlerin hayatını en çok zorlaştıran sorunlardan biri şüphesiz zorbalık.

İnterneti kullanan çocuklar zorbalıkla maalesef sık sık karşılaşıyor ve baş etmek zorunda kalıyorlar. Tüm teknolojik gelişmeler ve çocukların bunlarla etkileşimi ile birlikte “siber zorbalık” kavramı da hayatımıza girdi. Siber zorbalığı anlamak, baş etmede, ilk adımımız; PEKİ NEDİR BU SİBER ZORBALIK?


Çocuğun teknoloji bağımlılığı
  • Çevrimiçi bir ortamda (çevrimiçi bir grupta, oyunda ya da sosyal medyada) dışlanmak veya dışlamak,

  • Kırıcı, hakaret içeren ya da aşağılayıcı mesaj, yorum ve paylaşım yapmak,

  • Sahte hesaplar aracılığı ile iletişim kurmak,

  • Bir kişi ya da grup hakkında doğru olmayan ya da incitici bir içerik paylaşmak,

  • Özel bir paylaşımı, fotoğraf ya da videoyu yaymak,

  • Bir kişiyi sürekli olarak rahatsız eden mesaj göndermek veya istenmediği halde takipte bulunmak siber zorbalığın çeşitleri olabilir.


Üzgün emoji

Şakalaşma mı zorbalık mı?


Şakalaşma ve zorbalığı ayırt etmek hem çocuklar hem de yetişkinler için zor olabilir. Bu ayrımı yaparken bakmamız gereken bazı önemli noktalar var.


Bunların en bariz olanı iki tarafın da eğlenmesi ya da bir taraf eğlenirken bir taraf için durumun kırıcı olması. Bazen şaka niyetiyle yapılan bir yorum da kırıcı olabilir. Burada zorbalığı ayırt etmemizi sağlayan, kırılan tarafın bunu dile getirmesiyle şakanın sona erip ermediği.

Bir başka önemli nokta da güç dengesi; iki taraf da aynı şekilde şakalaşıyor ya da bir konu üzerine tartışıyor mu yoksa bir taraf ezilirken süreci diğer taraf mı yönetiyor?


Çocuklar bazen acımasız olabilir, zorbalığın ayırt edici özelliklerinden biri tekrarlanıyor olmasıdır. Bir kez dalga geçmek ya da kırıcı söz söylemek ile bir kişiyi sürekli hedef almak zorbalığı ayırt etmede önemli bir noktadır. Ancak siber zorbalık için bunu söylemek çok mümkün değil, çünkü tek bir kırıcı yorum, sosyal medyada iletişim kurulan yüzlerce kişiden gelen birer kırıcı yoruma dönüştüğünde bunaltıcı hale gelebilir. Dolayısıyla çocuklarımıza sosyal medya üzerinde yapılan bir yorumun gerçek hayatta bir kişiyi etkilediğini öğretmekte ve hatırlatmakta da fayda var.



Kapat gitsin!


Siber zorbalık konusu üzerine tartışmalarda ilk önerilerden biri “Rahatsız olduysan o sanal ortamı kapatıp terk ederek kurtulabilirsin.” oluyor.

Çocuklarımızın hayatında sosyal medyanın ve çevrimiçi platformların ne kadar büyük yeri olduğunu bilen bizler için bunun çok da mümkün olmadığını söylemeye gerek yok.

Bir yandan da zorbalık karşısında ortamı terk ederek “kaçmak” çocuğunuza kazandırmak istediğimiz bir beceri olmasa gerek. Bunun yerine daima zorbalık karşısında alabileceği tutumu öğretmek ve aldığı kırıcı yorumun onun yaptığı bir şeyden kaynaklanmadığını, onun suçu olmadığını, dolayısıyla bir ortamı terk ederek onun “cezalandırılması” gerekmediğini hatırlatmak gerekiyor.


Ne yapmalı?


Çocukların zorbalık yapan ya da zorbalık mağduru olduğunu hiçbir zaman düşünmek istemeyiz, ama iki durum için de çocuğumuzu bilinçlendirmeliyiz.

Öncelikle siber zorbalığın ne olduğunu anlatmak, kimseyi zorbalığa maruz bırakmamasını sağlamak ve kendisi maruz kaldığında neler yapabileceği hakkında bilgilendirmemiz gerekiyor.

Siber zorbalığa maruz kalan çocuğun, bunu güvendiği bir yetişkin ile paylaşması ve yardım alması ilk adımdır. Özellikle gerçek hayatta tanıdığı biri, örneğin bir sınıf arkadaşı tarafından siber zorbalığa maruz kalıyorsa bunu ailesi ya da güvendiği bir öğretmeni ile paylaşmaya teşvik etmeliyiz. Bu durumda çoğu çocuğun endişesi bir yetişkinle paylaşmasının durumu kötüleştireceği yanılgısıdır. Bu, zaman zaman doğru olsa da zorbalık son bulana dek bildirmeye devam etmesinin önemini anlatabiliriz.


Siber zorbalığı pek çok sosyal medya ve oyun platformu son derece ciddiye alıyor ve engellemeye çalışıyor. Siber zorbalık uygulayan kişiyi, her zaman şikayet etmesi gerektiğini çocuğumuza mutlaka öğretmeliyiz. Bununla birlikte platformu terk etmek yerine rahatsız eden kişiyi ya da kişileri engellemek çok daha iyi bir çözüm olabilir.

Kırıcı ya da hakaret içeren bir yorum ya da mesaja cevap verme isteği yetişkinler için bile karşı koyması zor bir dürtüdür. Bu durumda karşı tarafın sağlıklı bir iletişim kurmadığını ve diyaloğu sürdürmenin faydalı olmayacağını anlatmak çocuğunuzu daha fazla kırıcı içeriğe maruz kalmaktan korur.


Son olarak hiçbir zaman zorbalığın, zorbalığa maruz kalanın yanlışı yüzünden olmadığını hatırlayalım ve hatırlatalım.

Çocuğumuzun kendine güveni, bizim çocuğumuza olan güven ve sevgimiz en büyük başa çıkma yolumuz olsun.


Çocuğunuzun sosyal medyada tanımadığı kişiler tarafından siber zorbalığa maruz kalmaması için “Çocuklar için Sosyal Medya Güvenliği” yazımıza göz atmayı unutmayın!